Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

 

T.C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ

İLETİŞİM FAKÜLTESİ

RADYO TELEVİZYON VE SİNEMA

 

DOĞRUSAL OLMAYAN KURGU SİSTEMLERİ

 

(LİSANS TEZİ)

 

 

 

 

 

Danışman

 Uzm. Ali POLAT

 

 

 

Hazırlayan

Zihni DURMUŞ

970904016

 

 

 

 

 

KONYA-2001

 

 

                                                                   İÇİNDEKİLER

 

GİRİŞ............................................................................................................. 1

BİRİNCİ BÖLÜM......................................................................................... 3

DİJİTAL YAPI VE KAVRAMLAR.............................................................. 3

I. ANALOG – DİJİTAL KAVRAMLARI VE KUŞAK KAYBI.................. 3

II. DİJİTAL NEDİR?..................................................................................... 5

III. KURGU NEDİR?.................................................................................... 7

IV. DOĞRUSAL VE DOĞRUSAL OLMAYAN KURGU...................... 10

V. DOĞRUSAL OLMAYAN KURGU SİSTEMLERİNİ GELİŞİMİ...... 15

İKİNCİ BÖLÜM......................................................................................... 19

DİJİTAL NLE SİSTEMLERDE KURGU AŞAMALARI..........................19

I. KURGU İŞLEM AŞAMALARI.............................................................. 19

A. Başlangıç................................................................................................ 20

B. Görüntü ve seslerin dijitalleştirilmesi (digitising)............................. 22

C. Görüntü ve sesin sıkıştırma oranı tayini.............................................. 22

1. Saklama Koşulları ve Codecs (Kodlamalar)........................................ 22

D.  Kurgu aşaması....................................................................................... 26

E. Görüntü efektlerinin ve geçişlerinin işlenmesi (render işlemi):...... 27

F. Kurgulanan Görüntülerin Çıktılarının Alınması.................................. 28

ÜCÜNÇÜ BÖLÜM.................................................................................... 30

YAPIM AŞAMALARINDA DİJİTAL NLE SİSTEMLERİNİN KULLANILMASI 

I. TELEVİZYONDA DİJİTAL KURGU KULLANIMI............................ 30

A. Prova Kurgu (Off line editing)............................................................. 30

B. Yayın kurgusu (On Line Editing).......................................................... 31

II. YAPIM ÖNCESİ AŞAMADAN YAPIM SONRASI AŞAMAYA DİJİTAL NLE    SİSTEMLERİN KULLANILMASI............................................................ 32

III. YAPIM SONRASI (POST-PRODUCTION) İŞLEMLERİ NASIL ÇALIŞIR      34

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM.............................................................................. 37

I. NLE KURGU SİSTEMLERİNDE TEKNİK YAPI............................... 37

A. DONANIM YAPISI ÖZELLİKLERİ.................................................... 37

SONUÇ....................................................................................................... 44

KAYNAKÇA............................................................................................... 47

 

 

GİRİŞ

Sürekli gelişen teknoloji,hayatımızı her yönde etkilemeye devam ederken ,özellikle bazı sektörler bu değişimden nasibini fazlasıyla alıyor. Özellikle bilgi teknolojileri konusundaki  muazzam ilerleme sonucunda, hemen her yerde karşımıza çıkmakta olan bilgisayarlar , artık televizyon yayıncılığı alanında da iddialı bir şekilde boy göstermeye başladı. Bunun sonucu olarak ,klasik kurgu sistemlerinin yerlerini yavaş non-linear dijital sistemlere bıraktığını görmeye başladık.[1]

Bir zamanlar TV’lerde izlediğimiz filmleri,şimdilerde VİDEO-CD,DVD ve TV kartlarıyla bilgisayarımızda seyrediyoruz. Gel gelelim işin içine bilgisayar dediğimiz 1 ve 0’dan oluşan bu cihaz girdiğinde bu görüntüleri sadece izlemekle kalınmıyor, üzerinde oynamak ve eklenti yapmak da mümkün oluyor.[2]

Tüm alanlarda olduğu gibi televizyon yayıncılık ve yapım sektörü de bu gelişmelerden en çok etkilenen endüstrilerden biri. Teknolojinin yayıncılık ve kurgu sektörü üzerinde yarattığı etki ise gerçekten bir devrim niteliğinde. Linear kurgu sistemlerinden, bir zamanlar vizyon sahibi kullanıcıların sadece hayal edebildiği non-linear kurgu sistemlerine ulaştığımız günümüz yayıncılığı,teknolojinin etkin kullanımı ile daha ucuza. Daha hızlı ve sorunsuz yaratıcılık imkanlarına kavuştu. Televizyon kanalları, prodüksiyon kurumları gibi kurumlar artık eski ve son derece pahalı linear sistemler yerine non-linear kurgu sistemlerine yöneldiler.[3]

Bu çalışmanın konusu doğrusal olmayan kurgu sistemleri ve genel işleyiş yapıları teşkil etmektedir.öncelikle kavramsal olarak analog-dijital kavramları tanıtılmaya çalışılacak daha sonra dijital NLE sistemlerinde kurgu aşamaları ve yapım öncesi aşamadan yapım sonrası aşamaya dijital NLE sistemlerinin kullanılması konuları üzerinde durulacaktır

Bu çalışma Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo TV ve sinema bölümü bitirme tezi kapsamındadır. Bu kapsam dahilinde Analog-Dijital kavramları,doğrusal-doğrusal olmayan kurgu, NLE sistemlerde kurgu aşamaları ve yapım öncesi aşamadan yapım sonrası aşamaya NLE sistemlerinin kullanımına yönelik çalışmalar ve mekanizmalar ile sınırlıdır.

Çalışmanın yöntemi literatür taramasıdır.çalışmada amaca ulaşmak için kullanılan bu yöntem ile doğrusal olmayan kurgu sistemleri ve işleyiş yapıları açıklanmaya çalışılmıştır. Bu metot haricinde içerik analizi, kamuoyu araştırması gibi veri toplama teknikeri kullanılmayacaktır. Ayrıca çalışma mevcut literatür açısından da sınırlıdır.

Araştırmanın temel varsayımı doğrusal olmayan kurgu sistemleri ve getirdiği yenilikler,avantajlardır.

Çalışmanın birinci bölümünde analog-dijital kavramları tanımlanmaya çalışılacak ve doğrusal olmayan kurgu sistemlerinin gelişimi , TV’de dijital kurgu kullanımı konuları ele alınacaktır.

İkinci bölümde dijital NLE sistemlerinde kurgu aşamaları irdelenirken dijital NLE sistemlerde görüntü ve seslerin dijitalleştirilmesi-sıkıştırılması gibi konular üzerinde durulacaktır.

üçüncü bölümde ise yapım öncesi aşamadan yapım sonrası aşamaya NLE sistemlerinin kullanılması ve yapım sonrası işlemlerine değinilecektir.

Son bölüm olan dördüncü bölümde NLE sistemlerinde teknik yapı genel olarak ele alınmıştır. Son olarak sonuç kısmında NLE sistemleri ve getirdiği avantajlar sıralanacaktır.

 

 

 

BİRİNCİ BÖLÜM

DİJİTAL YAPI VE KAVRAMLAR

 

I. ANALOG – DİJİTAL KAVRAMLARI VE KUŞAK KAYBI

Günümüzde, doğrusal olmayan kurgu sistemleri medya kliplerini dijital olarak bilgisayar aracılığıyla saklarlar. Doğrusal kurgu sistemleri ise VTR- kaset tabanlı olup video ve sesler için kasetten kasete kayıt sistemini kullanırlar.

Analog mikrofonlar ve kameralar, ses ve ışık dalgalarını elektrik sinyallerine çevirirler ve kasete kayıt ederler. Eğer analog bir kasetin kopyasını alırsanız bu kopya kayıtın ses ve videolarının kalitesi orijinaliyle aynı  kalitede olmaz. Her kopyadan bir kopya daha alındığında kuşak kaybı yaşanır ve sinyal oranları orijinal kayıtta oranla düşer.

Kuşak kaybının işareti görüntü kalitesinde bozulmalar, ses kalitesinde bozulmalar, renklerde kayıplar ve video- ses senkronizasyon   bozuklukları olarak görülür. Bütün analog kasetlerde kuşak kaydı yaşanır ama bazı formatlarda görüntü- ses kayıp oranı diğer formatlara oranla daha fazla yaşanır. VHS formatında kuşak kaybı daha fazla yaşanırken Betacam SP ve diğer yüksek kaliteli formatlarda kuşak kaybı daha yavaş bir seyir izler.

Dijital kayıttın uzmanlığı ise kuşak kaybının olmamasıdır. Dijital bir kopyanın kalitesi orijinaliyle aynı kalitededir. Teoride kopyanın kopyasının kopyasını yüzlerce kez kayıt edebilirsiniz ve son kopyanızın kalitesi orijinaliyle  aynı olur.

Dijital kayıt ses ve ışık dalgalarını  binary (ikili sistem) sinyallere çevirerek çalışır. Bu işleme örnekleme (sampling) denir. Dijital gösterme( Playback) cihazları ise bu binary numaraları okur ve tekrardan ses ve görüntüye çevirir.

Dijital NLE sistemleri video ve ses dosyaların dijital kopyasını bilgisayar disklerinde saklarlar ve bunlara rasgele erişim imkanı vardır.[4]   

Görüntünün dijitalleşmesi ile bir kavram kargaşası ortaya çıkmış. Dijital kelimesi videoda yüksek görüntü kalitesinin karşılığıymış  gibi kullanılmaya başlanmış. Bu kargaşayı şu şekilde çözmek mümkündür.

Videoda dijital kelimesini kullandığımızda (doğal olarak iletim protokollerinden bahsediyoruz.)standart olan iki format karşımıza çıkar. Bunlardan  bir tanesi SDI  diğeri ise DV formatıdır. SDI “Serial dijital Interface” ve DV “dijital Video” formatları, kalite olarak oldukça farklı formatlardır. SDI olarak adlandırdığımız format 4:2:2 örneklemeye sahip , sıkıştırmasız bir formatken , DV olarak adlandırılan format “DCT” ise , kodlama ile sıkıştırılmış 4:2:0 veya 4:1:1 örneklenmiş bir formattır. Bu noktada interfaceleri karıştırmayalım. Bahsettiğimiz native yapılardır. Yoksa kimi decklerde gördüğümüz gibi , DV  kayıt yapıp SDI  giriş  çıkışı olması çok bir mana ifade etmez.

Dijital analoga göre en büyük avantajı görüntü kalitesi değildir. Jenarasyon  kayıplarına karşı dayanıklı olmasıdır. Multijenerasyonda dijital kayıt edilmiş görüntüler , fazla bir kayba uğramazken , analog kayıt edilmiş görüntüler oldukça fazla kayba uğrarlar.

Görüntü kalitesi olarak bir sıralama yaparsak , en başta SDI’ı saymalıyız. Daha sonra Analog Compenent , sonra da DV ve S-VHS sayılabilir.

Bu arada , diğer dijital formatları bilmek isteyenler için birkaç tanesini şöyle sayabiliriz. Sony’nin kullanmış olduğu QSDI, Panasonic’in DVCPro’su ve bazı deck üreticilerinin özellikle eski decklerde kullanmış oldukları parelel dijital.[5]

 

 

II. DİJİTAL NEDİR?

Uzun yıllar farklı kulvarlarda gelişen , Radyo – Televizyon  ve Bilgisayar ,  1990’lı yılların başında , bilgisayarların görüntüyü işleyebilecek hıza ulaşmasıyla , aynı kulvara zorunlu olarak girmişlerdir. 1990’lı yıllarla birlikte TV alanındaki  tüm çalışmalar “ortak bir dil – ortak bir sistem” üzerinde planlamaya  başlanmıştır. Bu dil , bilgisayar teknolojisinin dili olup “0 ve 1”lerin dünyası “Dijital Dünya” dijital iletişim dünyasıdır.[6]

Geleceğin dijital iletişimde olduğuna en belirgin örnekler , dijital  cep telefonlarımız , internet , dijital uydu telefonlar, internet televizyonları ve, internette radyo gösterilebilir.

Dijital bilgisayarın dilidir. Bilgisayar hangi işlevi üslenirse üstlensin çalışmasını bu dilde yapılan kodlama ile gerçekleştirir. Dijital  kodlama dilinin temeli çok eskiye , telgrafa ve mors alfabesine dayanır. Mors alfabesinde her harfin ve sembolün bir kodu bulunur, bu kod ikili sistem dediğimiz Nokta “.” ve çizgiden “-“ oluşur. Örneğin Mors alfabesi kullanarak yapılacak bir yayında  ya da yazılacak telgrafta, her kelimenin , her  harf için  bu kodlaması yapılırsa telgrafın ya da telsiz telgrafın diğer ucundaki kişi bu nokta ve çizgileri bu sıralama ile aldığında , bunun anlamının “A” harfi olduğunu  bilerek işlem yapar , ve kağıda mesajı yazar. Bilgisayarların dilinde dijital dünyada aynı bu prensipte çalışır. Morstaki “.”nokta bilgisayar dilinde “0” sıfır, morstaki “-” çizgi bilgisayar dilinde “1” gibi değerlendirilerek bilgisayar dili 0 ve1’lerin  bir araya gelerek kullanılmasıyla çalışır ve bu 0 ve 1’lere “bit” adı verilir. Bu bitlerin belirli bir grubu , bir bütündür ve bir anlam ifade eder. Aynı  mors alfabesindeki nokta ve çizgilerin bir grubu gibi . bilgisayar dünyasındaki ortak dilde A harfi için sekiz adet sıfır ve bir sıra ile kullanılarak “0,1,0,0,0,0,1,0”işlem yapılır. İşte bir harfi bir sembolü bir notanın bir parçasının tanımlayan bir grup (genelde 8 adet karışık 0 yada 1) bit’e bir “Byte” adı verilir. İşte bu kısa basit açıklamayı örnekleyecek olursak bit “0” ya da 1 dijital dilin “Atomu” ve bir arada grup oluşturmuş bitlere yani bir “byte”(Türkçede “kelime” olarak kullanılmaktadır) ise dijital dilin “molekülü” olarak tanımlayabiliriz.[7]

Bilgisayar ortamında bilgiler sekiz bitin bir araya gelmesiyle bir harf veya bir rakam ifade edilmekte  ve bu bir byte olmaktadır. Molekül dediğimiz byte’lerin bir araya gelmesiyle de kelimeler , cümleler, semboller, resimler meydana gelmektedir. Bilgisayar işlemcilerinin hızlanmasıyla birlikte artık seslerin , efektlerin, görüntülerin işlenmesi başlamıştır. Sesin titreşimi hızı ve şiddeti incelenerek kayıpsız  olarak bilgisayar ortamına  aktarımı ve saklanması gerçekleştirilmiş.

Bilgisayarda görüntü işlemek için bazı sinyal manipülasyonlarına gereksinim vardır. Bilgisayarların içinde sanal  veri , 24 bitle(kırmızı mavi ve yeşilin her biri için 8 bit) temsil edilir. İşlevsel sekiz bit alfa kanal , manipülasyon için kullanılır. Giriş için analog görüntü sayısallaştırılmalı ve birleşik sinyaller çözülmelidir.

Çoğu kez , birleşik dijital görüntü sinyalleri , Y, Cb, Cr’ının , RGB renk uzayına  dönüşümüne  ve / veya piksel görünüş oranının düzeltilmesine gereksinim vardır. Sıkıştırılmış görüntü sistemleri için , M- JPEG, MPEG  veya benzer bit  akımına dönüştürmeye ihtiyaçta duyulur, (tipik olarak kutunun  da kendi içinde). Çıkış için , bu işlemler bilgiyi görüntü dünyasına geri döndürmek için tersine çevrilir.[8]

Dijital sesin ve görüntünün kalitesini CD’lerde görebiliriz. Kasetler ya makara bantlara göre dijital ses daha net ve berraktır. Buna örnek olarak müzik setlerinin artık CD Player’siz olmamasını , evlerde kullanılan VHS video player yerini artık VCD (Video Compact Disk) lerin almasını gösterebiliriz.

Dijital dünyada  yazıların-harflerin oluşumu basit kodlamalarla , sesin dijitalleşmesinin ise titreşim hızı ve şiddetinin  referans alınmasıyla olduğunu söyledik. Peki grafik fotoğraf ya da görüntülerin dijitalleşmesi nasıl olmaktadır.

Dijital dünya , grafik ve görüntü işlemeyi 1960’lı yıllarda başarmıştır. Bu sistemin temelinde  her grafiğin ya da görüntünün , küçük  noktacıklara bölünmesi tekniği yatar. Örneğin ; bir ressam , elindeki değişik renkli mozaik taşlarını bir  zemine dizerek istediği motifi , deseni çizebilir, isterse herhangi bir objenin şeklini oluşturabilir. İşte dijital dünyada da bir grafik , resim , görüntü uygun bir tarayıcı  ya da kamera aracılığıyla , böyle noktacıklara bölünerek , her bir noktacığında rengini, parlaklığını bitlerle, byte’larla ifade ederek dijitalleştirme yapılır. İşte bir görüntünün ,resmin , grafiğin bu en küçük parçasına , noktacığına “pixel” adı verilmektedir. Bilgisayarlar  ya da dijital teknikle görüntü işleyen her türlü sistem bu noktacıkları tanımakta ve onları istenilen sırayla tekrardan dizerek görüntüleri okumakta kayıt edebilmektedir. Her bir noktacığın “pixsel”in dijital dünyada bir byte ile temsil edildiğini ve yayın kalitesindeki bir TV görüntüsünde , yatayda 720 noktacık , dikeyde 576 noktacık olduğunu, toplam 414.720 noktacığın , bir görüntü karesin oluşturduğunu belirtelim.

Bir görüntü noktacığının bir harf gibi “1byte”bilgi içerdiğini düşünecek olursak, bir kare görüntü 414.720 noktacıktan oluşursa ki bu aynı sayıda harfe eşit demektir, bir kare görüntünün dijital bilgisi 414.720 harften oluşan bir kitaptaki bilgiler  kadar yer tutmaktadır. TV’ de saniyede 25 kare görüntü geçirilerek hareket sağlandığı düşünülürse , demek dijital TV görüntüsünün bir saniyesinde,   414.720 x25 =10.368.000 (on milyon üç yüz altmış sekiz bin ) noktacık bulunacaktır. Buradan bir saniyelik  dijital görüntü bilgisinin on milyon harften oluşan dev bir ansiklopedinin içindeki yazıların bilgisine eşit olduğu ortaya çıkar. [9]

 

III. KURGU NEDİR?

Kurgu; eldeki görüntülerin senaryo sırasına göre dizilmesidir. Ancak kurgu: salt yapım sonrası ( Post Production) ile sınırlı bir işlem değildi. Kurgu, herhangi bir projenin düşünce aşamasından başlar. Olay örgüsünün kurulması ,taslağın oluşturulması, öykünün başının, gelişiminin ve sonun düşünce aşamasında planlanması hep bir kurgu eylemidir. Senaryo bir eyleme göre oluşur. Senaryo ise olayları sıralayan kurgu planının kağıt üzerine dökülmesi ile oluşur.

Çekim aşamasında kamera konumları, çekim ölçekleri, plan uzunlukları, kurguda planların nasıl ve ne şekilde sıralanacağı ile yakından ilgilidir. yönetmen kurgu aşamasını düşünmeden görüntüleri toplarsa kurguda yapılacak çok fazla bir şey olmayacaktır. Çekim sonrasında görüntülerin kurgulanması ile kurgulama işlemine son nokta konur. Burada yapılan: önceden tasarlanan bir düşünce doğrultusunda oluşturulmuş senaryonun kendi bütünlüğü içinde çekilmesi ve çekilen görüntülerin senaryo doğrultusunda sıralanarak, gerekli ses ve efektlerin eklenmesiyle birlikte izleyiciye sunulacak biçime getirilmesidir.[10]       

Montaj olarak da bilinir, sinema sanatında,aralarında tema bağlantısı bulunan ayrı film bölümlerinin bir araya getirilip düzenlenmesi işlemi.[11]  Olarak açıklanabildiği  gibi,

Değişik zaman ve mekanlarda çekilmiş video bantları , belirli bir  kural içerisinde arka arkaya birleştirme işlemine , kurgu adı verilir.[12] Biçiminde de açıklayabiliriz.

Kurgu işlemi yaparken  çekimler gelişi güzel arka arkaya  eklenmez, belirli kurallar izlenerek amaca en uygun şekilde yapılır. Bu kuralları şu şekilde açıklayabiliriz.

1.     1.     1.     1.     1.     Aynı açıdan , aynı açıya kurgu yapılmaz.

2.     2.     2.     2.     2.     Aynı ölçekten, aynı ölçeğe kurgu yapılmaz.

3.     3.     3.     3.     3.     Farklı hızlarda olan olaylar kurgulanmaz.[13]

Kurgu tekniği sinema sanatının başlangıç yıllarında Edwin S. Porter ve D.W. Griffith gibi ABD’li yönetmenlerin yapıtlarıyla önem kazanmıştır, Sovyet  sinemacıları tarafından geniş boyutlu olarak ele alınmış, Lev Kulesov’ un başlattığı deneyleri izleyen çalışmalarla,Vsevelod  Pudovkin ve özellikle Ayzenştayn tarafından kurumsal düzeyde  de geliştirilmiştir.[14]

Kurgunun dört  işlevinden söz edebiliriz

1-       1-       1-       1-       1-       birleştirme: kurgu farklı kaynaklardan farlı saatler veya günlere ait çekimleri, medya kliplerini ( görüntü, ses v.b.) birleştirmemizi sağlar.

2-       2-       2-       2-       2-       Düzeltme:kurgu hataları ve zayıf ses ve görüntüleri kesmemizi, atmamızı sağlar.

3-       3-       3-       3-       3-       Kısaltma: kurgu olayları- kavramları ve verilmek istenen masajı öz biçimde vererek çok daha güçlü bir yapı, olay- kavaram ilişkisi kurmamızı sağlar.

4-       4-       4-       4-       4-       İnşa etme: kurgu ses ve görüntülerden oluşan sekansları birleştirerek yapısal bir ürünü ortaya koymamızı sağlar.[15]   

Etik açısından kurgunun neden yapıldığını kısaca sıralayalım

Kurgu:

-         -         -         -         -         Süre ayarlaması için

-         -         -         -         -         Kamera ve çekim bozukluklarının giderilmesi için

-         -         -         -         -         Zaman ve mekan devamlığı için  

-         -         -         -         -         Farklı mekanlarda çekilmiş görüntülerin ardışık sıralanması için

-         -         -         -         -         Değişik görüntü efektlerinin eklenebilmesi için

-         -         -         -         -         Görüntülerin teknik olarak ayarlana bilmesi için

-         -         -         -         -         Görsel etkiyi değiştirmek ve arttırmak için kurgu yapılır.[16]

 

 

 

IV. DOĞRUSAL VE DOĞRUSAL OLMAYAN KURGU

Video teknolojisi ses ve video verilerini elektronik olarak kasete kayıt etmeye dayanır. Videoyla kurgu yaptığımızda basitçe verilerinizi kaynak kasetten başka bir kasete aktarırsınız.

Standart bir doğrusal kurgu sistemi kaynak kaseti oynattığınız (Playback) VTR ile master (Ana) çıktı kaseti olacak boş kasetin takılı olduğu kayıt (recorder) VTR 'sinden oluşur. Bunun yanı sıra yer alan iki monitörden bir oynatma( Playback)   yaptığımız VTR'yi gösterirken diğer monitör ise kayıt yapılan (recorder )'VTR'yi gösterir. Standart bir kurgu sisteminde yer alan kurgu kontrol ünitesi ise VTR'leri kontrol etmeye yarar.[17]


Elektronik transfer yöntemi ile yapılan video kurguda farklı teknikler bulunur. Tek bir okuyucudan gelen görüntünün kurgulanması veya birden fazla okuyucudan gelen görüntülerin kurgulanması temelde ayrı tekniklerle yapıla bilmektedir.[18]

ŞEKİL.1

-STANDART DOĞRUSAL KURGU SİSTEMİ-

Elektronik görüntüde kurgu, okuyucu, kaydedici ve kontrol ünitesi esasına dayanır. Ancak kurguya başlamadan önce video bantların kurgu için hazırlanması gerekir. Fabrikadan gelen, hiç kullanılmamış bant üzerine kurgu  işlemini yapma olanaksızdır. Ancak, yeni bandın başına; stüdyoda iki dakikalık bir renk çubuğu (color bar) döşenir. Renk çubuğunun ardından onbeş saniyelik bir siyah görüntü döşenerek film kurgusunun başlangıç noktasına ulaşılır. Eğer filmin başından sonuna değin araya girme (insert) kurgulama yöntemi izlenmeyecekse video bant, kaydedici video teyp (VTR) 'de kullanılmak üzere kurgu için hazır demektir.

Çekim aşamasında – kaydedici (camcorder) ya da ayrı bir video bant kaydedici de çekilecek görüntülerin kaydı için kullanılan video bantların da başına birer dakikalık renk çubuğu, ardından da sahne ve planların tanıtım numarasının yer aldığı beş saniyelik tanıtım tahtası görüntüsü kaydedilir. Bu işlemin sonunda çekim bandı film için kullanıma hazırdır. Çekim sırasında yönetmen ve yardımcıları sahne ve planların hangi kasetlere, kasetlerin kaçıncı dakikalarına çekildiğini VTR üzerindeki kontrol izi (control track) ya da zaman kodu (time code) bilgilerini kaydederek saptarlar. Kasetlerin her birine bir numara verilir. Filmin kasede çekilen plan ve sahneleri, kaset üzerindeki tanıtım kartlarına yazılır. Bu bilgiler kurgu sırasında istenilen planların kolayca bulunmasını sağlar. Kurguya girmeden önce çekim bantları dikkatle izlenerek kurgulanacak görüntülerin zaman kodları ve hangi kasetlerde yer aldığı saptanır. Herhangi bir şanssızlığa karşı da çekim kasetlerinin kurgu düğmeleri çıkartılarak kasetlerin üzerine çekim yapılması önlenir. Video kurgu için okuyucu da kullanılacak bantlar böylece hazır hale gelir. [19]   

Doğrusal olmayan kurgu da ise verileri kaynak kasetten master kasede kayıt etme sürdürülür fakat bu doğrudan olmaz. Önce çekimler bilgisayara aktarılır.(capture) Daha sonra bilgisayarda kurgulanır. Ve çıkış projesi olarak boş master kasede aktarılır. Kurgu işlemleri sonucunda master kasede aktarma işlemi gerçekleşmezse (print to tape) bu işlem "sanal kayıt" olarak adlandırılır.

Aynı VTR ile kaynak materyallerimizi (görüntü-ses vb.) bilgisayarınıza aktarabildiğiniz gibi (capture) bitmiş olan final projenizi bilgisayardan master kasede yine bu VTR yardımıyla çıktı alabilirsiniz. Bu yapı neden çoğu NLE sisteminin sadece bir adet VTR'ye sahip olduğunu açıklar.[20]


ŞEKİL. 2

 


Non-linear  kurgu sistemleriyle kuşak kaybı önlendi. Araya görüntü yerleştirerek film süresi ve uzunluğuyla istenildiği kadar oynama olanağı doğdu. Aynı görüntü defalarca aktarılmasına karşın herhangi bir kayıp söz konusu değildi. Belki de en önemlisi linear sistemdeki çok sayıda cihazın yerine yalnızca bir bilgisayarın almasıydı. Çok büyük paralara mal olan, her biri ayrı bir kalem ve ayrı bir yüksek fiyata mal olan linear analog kurgu sistemlerindeki cihazların yerine bilgisayar kasalarına yerleştirilen video kart ve programları çok daha ucuza geliyordu.

Hatta komputurize kurgu sistemleriyle aynı işleve sahip bir non-linear kurgu setini ev ortamında bile kurmak olanaklı hale gelmiştir. Aynı işleve sahip bir non-linear seti linear sisteme göre on beş kez daha ucuza kurmak olanaklıdır. Hem de yayın kalitesinden hiçbir şekilde ödün vermek söz konusu değildir. Non-linear kurgu sistemi için gelişkin bir bilgisayar sistemi, güçlü bir hard disk, yazılım programıyla birlikte video kartı yeterlidir. Çekilen görüntüler bir okuyucu yardımıyla bilgisayarın harddiskine ses ile birlikte video kart üzerinden aktarılır. Sistemdeki hard disklerin sayısı ve kapasitesi arttıkça yayın kalitesinde görüntü stoklama olanağı da doğru orantılı olarak artacaktır. Bilgisayar ortamıma taşınan görüntüler video kurgu kartları aracılığı ile senaryodaki montaj sırasına göre dizilenir.

Yazılım programları aracılığı ile linear sistemlerde çok sayıda cihazla yapılan işlemler efektler, yazı bindirmeler, geçmeler, görüntü üzerindeki her türlü işlemler, bilgisayar ortamında üstelik yayın kalitesinde çok daha hızlı, çok daha pratik, kaset sorununu ortadan kaldırarak çok daha ucuzu yapılabilir. Hard diske aktarılan görüntü kurgu işlemiyle sıralanıp, kayda verildiğinde, ne bir drop, ne de bir bozulma söz konusu olmaz.

Kayıt sırasında görüntünün bütün ayarlarıyla oynanabilir. Ekranda aynı anda birden çok görüntüyü görebilir ve bunlar arasında her türlü ses ve görüntü efekti kullanabiliriz. Film kurgusunda olduğu gibi kurgulanan malzemenin süresini uzatmak, kısaltmak, araya girmek oldukça kolaydır. Bilgisayardan herhangi bir sisteme çıktı alınarak film izlenebilecek hale gelir.[21]

Doğrusal ve doğrusal olmayan kurgu sistemleri arasındaki farka biraz daha yakından bakalım:

Doğrusal bir kurgu sisteminde yapılan kurguda projenizi oluşturan çekimleri kaynak kasetten okutur ve master  olacak olan kasede sırayla aktarırsınız. 1.çekim, 2. Çekim, 3. Çekim ve projenin son çekimlerine ulaşıncaya kadar çekimler arka arkaya sıralanır. Kurgu yaptığınız master kasedi izlediğinizde çekimlerin kesme veya diğer geçiş yöntemleriyle kesintisiz birbirine bağlanmış olduğunu görürüz. Doğrusal kurgu sisteminin limitli yapısı çizgisel düzende sıralanmış çekimlerde değişiklik yapmak istediğimizde ortaya çıkar. Projenizin zamanında değişiklik yapmayı ekleme çıkarmaları kolaylıkla yapamazsınız. Projenizin ortasına ekstra bir çekim eklemek isterseniz çizgisel düzendeki bütün yan çekimleri yeniden düzenlemeniz gerekir. Yeniden izlediğinizde projeniz içinde bir çekim yeterince uzun değilse veya kısaltmak gerekiyorsa bunu kolaylıkla silemezsiniz. Dolayısıyla kısaltmaya gitmek için yeniden bir kurgu ile yan çekimleri baştan kurgulamak gerekir. Veya bir başka aynı uzunluktaki çekim bulunarak üzerine koymak gerekir. [22]

Doğrusal olmayan kurgu sistemlerinde durum daha farklıdır. Editörler basitçe klipleri revize etme, ekleme çıkarma, maniple etmeye ihtiyaç duyarlar. NLE sistemleri bu yapıyı esnek bir biçimde sunarlar. Doğrusal olmayan kurgu da projenizdeki diğer klipleri etkilemeden klip ekleme çıkarma yapabilirsiniz. Doğrusal olmayan kurgu sistemleri projenizi istediğiniz doğrultuda modifiye etme imkanı sunarlar. Çünkü NLE sistemleri kasetler üzerinde fiziksel bir değişmeye yol açmaz. NLE sistemleri doğrusal bir kurgu sistemine göre çok daha hızlı ve esnek bir yapıdadır. [23]

 

 

ŞEKİL.3-NLE SİSTEMLERİNDE YAPILABİLECEK YER DEĞİŞTİRME ÖRNEĞİ

V. DOĞRUSAL OLMAYAN KURGU SİSTEMLERİNİ GELİŞİMİ

Bütün doğrusal olmayan kurgu sistemleri aynı değildir. Doğrusal olmayan kurgu sistemi son on beş yirmi yıldır uzun bir yol kat etti erken dönem NLE sistemleri gerçek anlamda analog VTR decklerini bilgisayar aracılığıyla kontrol etmek için kullanılıyordu. Bir başka erken dönem NLE sistemi materyalleri saklama ve kullanma için lazer disk teknolojisini kullanıyordu.[24]  

İlk doğrusal olmayan kurgu sisteminin , George Lucas tarafından Star Wars filmlerinin efekt sahnelerinde kullanıldı. Dijital video disk tabanlı “editroid” sistemi özel bir bilgisayar çok güçlü ek donanımlar ve özel yazılımı ile yaklaşık 300 milyon dolar düzeyine varan , proje kapsamında geliştirilmiştir. Geleceğin bu yönde olduğunu anlayan pek çok yatırımcı, bu dijital sistemleri geliştirerek daha yaygın kullanıma olanak verecek , bir yapıya, teknik özelliklere indirgemişlerdir. Montege ve Avid firması en eskilerindendir. Dijital ses ve görüntünün bilgisayarlarca işlene bilmesinin başladığı yıllarda ilk örnekleri görülmeye başlayan NLE sistemlerindeki gelişim ,yazılım,fonksiyon ve teknik özellikler açısından, şöyle kronolojik    sıraya konabilir.

İlk kuşakta: 1989-90  yıllarında ,standart 386-486 işlemci tabanlı bilgisayarlarda görüntünün kayıt edilip kurgulanması , çok düşük çözümlemede (160-120) ve 12-25 kare hızında idi. Disk kapasitelerin  düşük ve hızlarının yavaş olması, bu çözümlemeye sahip görüntülerin dahi normal ve sıkıştırma teknikleri kullanılarak 100-150 kez sıkıştırılarak kullanılmasını ancak yapabilmekteydi. Sıkıştırma yazılım tabanlı olup görüntüleri prova kurgu amaçlı kullanarak , renk detayını çok düşük (3 renk için, 16 bit) tutarak sadece kesme kurgu yapabilme imkanı verebilmekte ve EDL çıktısı sunamamaktaydılar. Ayrıca yaptıkları işe göre çok ekonomik değildiler.

İkinci kuşakta: 1990-92 bilgisayarların biraz hızlanmasına karşılık görüntü çözümlemesi ancak 320*240 noktacığa çıkabildi, yazılım tabanlı veri sıkıştırması 75’e 1 oranına düşürülerek biraz daha fazla görüntü saklamaya, işlemeye olanak verdi.8 ve 16 bit ses 22 khz örneklemede işlenebilmekteydi. Prova kurgularda kullanılıp, kesme ve basit geçiş efektlerini yapabilmekte ve EDL çıktısını farklı formatlarda sunabilmekteydi.

Üçüncü kuşakta: 1992-94 bu kuşakta görüntü kalitesi, yarı profesyoneli geçerek, daha kaliteli bir görüntü ses ile prova kurgu yapılmasını daha cazip hale getirerek fiyatların düşmesine, kullanıcının artmasına neden olmuştur.  Görüntü kalitesi 640 480 çözümlemeye ve 24 bit renk derinliğine çıkmış, ilk defa görüntü sıkıştırma teknikleri uygulanmıştır. Sıkıştırma oranı, 40 ile 100 kat arasında seçilerek disk üzerindeki görüntüde hızlı ,yavaş, ileri ,geri yönde izleme yapılabilmiştir. EDL çıktısı verebilen sistemler, küçük yayın- yapım kuruluşlarında , yerel kanallarda kullanılmaya başlanmıştır.

Dördüncü kuşakta:1994- 95 bu kuşaktaki kurgu sistemlerinde, daha hızlı bilgisayarlar ve görüntü sıkıştırma kartı ile yayın kalitesindeki görüntülerin işlene bilmesi ancak 20-25 kez sıkıştırılması ile sağlanabilmiştir. görüntü sıkıştırma olarak MJPEG kullanılmaya başlanılmış, daha uzun sürelerde, sabit diske kayıt yapılabilmiştir. Yazılımın gelişmesi ile efekt ve geçişlerin artması sağlanmış kesme efektleri, yayın kalitesinde ve gerçek zamanda (real time render) yapılabilir olmuştur. karakter jeneratörü , boyama ve animasyon programları daha kaliteli olarak kurgu sistemi içinde yer almış, ses kalitesi ve kanal sayısı yükselmiştir. Yayın kurgusunda yaygın biçimde kullanılmaya başlanmıştır.

Beşinci kuşak: 1996-98. Artık 720* 576 görüntü çözümlemesi ile yayın kalitesine tam olarak erişilip MJPEG sıkıştırmada kayıpsız 5’e 1 oranında sıkıştırılan görüntülerde kurgu anında, gerçek zamanda efektlerin yapılabilmesi sağlanmıştır. Yüksek hızlı diskler ile aynı diskten iki ayrı görüntü verileri, aynı anda iki okuma cihazı gibi okunarak daha farklı efektlere imkan vermiştir. Komple bir sistem halini alan 5. kuşakta, NLE sistemleri içlerinde bir yapım merkezinde bulunan, tüm efekt ve görüntü kaynaklarını , yayın kalitesinde gerçek zamanda üç boyutlu efektleri yaparak çok kameralı kurgu yapılması gerçekleşmiştir.   EDL listesi de verebilen sistemlerde, ses kalitesi 48 khz örneklemede 16 bit derinliğinde 24 kanala kadar çıkabilmiştir. Bu kuşakla birlikte artık video sunucu terimi yaygınlaşmış, büyük disk kapasiteli ve hızlı render yapabilen sistemler yayın kurumlarında arşiv yayın ve kurguda kullanılmaya başlanmıştır

Son kuşak: Yani bu günün NLE sistemleri, yayın kalitesindeki görüntüleri 1’e 2 yada 2’e 1 oranında M-JPEG ve benzeri sıkıştırmalarda işleyerek tüm efekt ve geçişleri gerçek zamanda yapabilmektedir. Yayın  kalitesi 720*576’nın üzerine çıkarak özel amaçlı görüntü kurguları (HDTV yada ATV, Advenced TV)  yapılabilmektedirler24 ayrı görüntü katmanı, kanalı ve 24 ses kanalı işleyebilen bu sistemlerin programlarında kullanıcıya özel, programların eklenmesini getirmiş, normal disk ve bant tabanlı kurgu odalarında yapılabilen tüm işlemleri efektleri çok daha hızlı ve kolay gerçekleştirmektedir.  Bu gün NLE sistemleri hız ve kapasitelerine, görüntü kalitesine bağlı olarak değişik büyüklükte ve fiyatta üretilmekte 1500$   200.000$’a kadar her kullanıcıya hizmet vermektedir.[25]   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kronolojik Gelişim:

 

-        -        -        -        -        1983 Montage Picture Processor-17 VTR'e ait zaman kodu bilgileri  bilgisayar tarafından saklanıyordu. VTR tabanlı bu sistem Ediflex System ve Touch Vision tarafından geliştirildi.

-               -               -               -               -               1984 Lucas Film tarafından geliştirilen Edit Droid. Lazer disk tabanlı bu NLE sistemi ilk kez grafik ara yüzü kullanıyordu.

-               -               -               -               -               1985 Quantel Edit Box (dijital Video İşlemcisi)

-               -               -               -               -               1988 EMC2, Editing Machines Corporation firması tarafından geliştirildi. Bu NLE sistemi ile IBM uyumlu bilgisayar harddiskine ilk kez dijital video kaydı yapıldı.

-               -               -               -               -               1989 Avid Media Composer, NAB geliştirildi.

-               -               -               -               -               1991- D- Vision, Touch Vision Inc. Geliştirildi.

-               -               -               -               -               1991 Montage III ,NAB geliştirildi.

-               -               -               -               -               1991 LightWorks

-               -               -               -               -               1991 Adobe Premiere, NLE sistemi için programı geliştirildi.

-               -               -               -               -               1993 Video Action NLE sistemi programı geliştirildi. (Star Media tarafından)

-               -               -               -               -               1995 DPS Perception Video recorder ( 3. Kuşak NLE sistem programlarına uygun)

-               -               -               -               -               1997 Video Action Programı DPS ve DPS EditBay PVR sistemlerini destekledi.   

-         -         -         -         -         1999 DPS Velocity NLE programı (DPS Reality, Software- Hardware, ile uyumlu)[26]

 

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

DİJİTAL NLE SİSTEMLERDE KURGU AŞAMALARI

 

NLE kurguya başlamadan önce sistemin doğru seçilmesi ve kurgunun işlevsel , teknik özelliklerinin   tespitinde bazı soruların cevap bulması gerekmektedir.

Bunlar kısaca şu şekildedir:

q    q    q    q    q    Prova kurgu mu , yayın kurgu mu yapılacak?

q    q    q    q    q    Ham görüntülerin süresi ve adedi ne kadardır?

q    q    q    q    q    Kurgulamada ses eşlemesi olacak mı ve bu sesin kalitesi hangi düzeyde olacak?

q    q    q    q    q    Kurguda hangi görsel efektler kullanılacak?

q    q    q    q    q    Kurguda ses efekti kullanılacak mı?

q    q    q    q    q    Kurguda grafik , yazı , animasyon kullanılacak mı?

q    q    q    q    q    Kurgulanan programın süresi ne olacak?

q    q    q    q    q    Program hangi ortamda yayınlanacak? (film , TV , çoklu ortam)

Bu sorular göz önünde tutularak kurguya başlanabilir.[27]

I. KURGU İŞLEM AŞAMALARI

1-  1-  1-  1-  1-  Bütün çalışmalarınızı saklayacağınız bir proje açmak veya yaratmak

2-  2-  2-  2-  2-  Medya kütüphanesine (bilgisayarda klasör) sayısallaştırdığımız klipleri aktarmak ( capture)

3-  3-  3-  3-  3-  Bu klasörden (medya kütüphanesi) kullanacağımız klipleri seçmek seçtiğimiz alanları işaretlemek böylece kurgu işlemi için hazırlık tamamlanır.

4-  4-  4-  4-  4-  Zaman çizelgesinin ilk klip ve diğerlerine yerleştirerek videonuzun ilk  aşamasını görme

5-  5-  5-  5-  5-  Zaman çizelgesinde doğrudan çalışarak görüntü ve seslerle kurgu işleminin gerçekleştirme

6-  6-  6-  6-  6-  Yazı ve kredileri ekleme

7-  7-  7-  7-  7-  Efektleri ekleme: geçişler, özel efektler v.b

8-  8-  8-  8-  8-  Hazır olan projeyi kasette veya CD'ye aktarma işlemi

9-  9-  9-  9-  9-  Projeyi sistemden silme aşaması[28] 

A. Başlangıç

 Teknik ve operasyonel hazırlıkların yapılması. Uygun donanım ve yazılıma sahip NLE seçilir. Kısaca , görüntü ve ses kalitesi için uygun sıkıştırma kartlarının temini, disk kapasitesinin ve  diskin hızının  yeterli olması. Diğer sistemlerden görüntü aktarımı için VCR ya da video sunucunun sisteme bağlanması, özel izleme ve dinleme monitörlerinin sisteme bağlanma işlemi yapılmalıdır.

B. Görüntü ve seslerin dijitalleştirilmesi (digitising)

 Bantlarda veya kasetlerde olan görüntülerin bilgisayar ortamına aktarımıdır.

Bir video kaynağından görüntüler sisteme video kartı vasıtasıyla kayıt edilmektedir. Non-Liear sistemlerin çoğunda VTR'ler (Betacam, SVHS, DVC Pro, D-1..)sistem yazılımı gibi mouse ve klavye vasıtasıyla kontrol edilmektedir.  Bazı üreticiler ise kayıt işlemi ve kurgu işlemini kolaylaştırmak için JOG/SHUTTLE KNOP ve audio fader'ları bulunan kontrol üniteleri sağlamaktadırlar. Kullanıcılar tarafından çok daha hassas işlemlerin kontrol edilmesini sağlayan bu üniteler kullanıcıya hız ve kolaylık sağladığı gibi VTR'ye yapacağınız yatırımı azaltarak ciddi bir kar sağlamaktadır.( Kontrol Paneli olmayan VTR'ler daha ucuza satılmakta)[29]  

Bu işleme başlarken yapılacak ön hazırlıklar:

ü    ü    ü    ü    ü    VTR veya VCR’ nin sisteme bağlantısı yapılır. Yapılacak bağlantı analog birleşik video (composite) , ayrımlı video(compenent) ya da S video türünde olabilir. bağlantı dijital olacaksa görüntü ve ses bağlantısı ise SDI, SDTI ya da uygun iletim ağı , ATM , Fibre kanal üzerinden olabilir.

ü    ü    ü    ü    ü    Ses giriş bağlantılarının yapılması. CD , DAT okuyucudan  ya da diğer kaynaklardan, analog ya da dijital ses girişlerinin yapılması.

ü    ü    ü    ü    ü    Yayın kurgusu yapılırken kaliteli bir görüntü için görüntülerin yatay –dikey noktacık sayısı ve her noktanın bit derinliği ayarlanır. Bu pal sistemde , 720 yatay, 576 dikey noktacık ve her nokta , 24 bit ya da30 bit değerde seçilir.

ü    ü    ü    ü    ü    Film kurgusu için 24, televizyon için Pal sistemde 25, NTSC sisteminde 30  yada 29,97 kare seçilir.

ü    ü    ü    ü    ü    Prova veya yayın kurgusunda görüntünün sıkıştırma oranı  ve formatı seçilir.

Prova veya yayın kurgusu için TV programlarında , kare içi sıkıştırma yapan  M-JPEG (Motion JPEG) sıkıştırması seçilir.

Günümüzde, ene yaygın kullanılmakta olan dijital video kayıt formatı M-JPEG formatıdır. Analog görüntüler Composite, Component veya S- Video girişleri ile video kartı üzerinden, M-JPEG algoritması kullanılarak dijital formata çevrilir ve bilgisayar ortamında kullanıla bilir hale getirilir. Bu görüntüler bağımsız çalışan dijital setlerde sistemin hard disklerine, network üniteleri üzerinde ise merkezi depolama ünitesine kaydedilir.[30] 

 

 

C. Görüntü ve sesin sıkıştırma oranı tayini

Non-linear sistemlerde video sinyali dijital sinyale çevrilerek hard disk ünitelerine kaydedilir. Sıkıştırma işlemi belli oranlarda yapılabilir. Sıkıştırma oranı görüntü kalitesini belirleyen en önemli faktör olarak bilinir fakat bunun yanında kaliteyi belirleyen çok önemli ve etkili  diğer faktörlerde bulunmaktadır. Bunlar sistemin sahip olduğu codec ( video sinyalini encode /decode işlemini gerçekleştiren işlemci) teknolojisi, sistemin video işlemi metodu ve hangi piksel modunda çalıştığıdır. Non-linear sistemlerde sıkıştırma işlemi M-JPEG adı verilen bir matematiksel algoritma ile yapılmakta ve görüntü üzerinde birbirin aynı alanlar yerine benzer özelliklere sahip alanlar göz önüne alınarak sıkıştırma işlemi yapılır. Böylece görüntü yüksek performansla sıkıştırıldığı halde dahi bir miktar kalite kaybı olur. bu işlemleri real time yapan işlemcilere ise codec adı verilir. Sıkıştırma oranı aynı olsa da  codec teknolojisi  ve kullanılan algoritmanın kalitesine göre görüntüde meydana gelebilecek kayıp oranı birbirinden farklı olabilmektedir. Bu  da codec kalitesini ön plana önemli bir faktör olarak çıkartmaktadır.[31]    

1. Saklama Koşulları ve Codecs (Kodlamalar)

Capture yaparak oluşturduğumuz video ve ses dosyaları hantal bir yapıya sahiptir. Çünkü çok fazla veriyi içerirler. Yalnız başına bir saniyelik video  görüntüsü 25 veya 30 tam kare görüntüye eş değerdir. Dolayısıyla capture veya playback yapacak olduğumuz görüntü ve sesler için bilgisayarımızın işlemcisi hızlı olmalı (CPU) ve saklama yapılan diskleri hızlı olmalıdır. (Yazma okuma hızı yüksek hard disk) sonuç olarak üç önemli faktör saklama için hard disklerde önemledir.

§ § § § § Kapasite:  diskler ne kadar bilgiyi saklaya bilir.? (gigabytes:GB olarak ölçülür.)

§ § § § § Veri tranfer hızı: diskler verileri ne hızla transfer edebiliyor?( saniye/megabytes olarak ölçülür.)

§ § § § § Ulaşım hızı: diskler farlı bölümlerde bulunan saklanmış olan verileri ne hızla ulaşıp gösterebilir. (Milisaniye cinsinden ölçülür.)[32] 

 

Sıkıştırma oranının tayini , sabit disklerin kayıt okuma hızına ve görüntü sıkıştırma kartının , işlem hızına bağlıdır.

Ünlü bir film editörünün söylemine göre “en iyi sıkıştırma hiç sıkıştırma olmamasıdır.” Aslında sıkıştırma gereği bellek sorunundan ileri gelmektedir.[33]

Sıkıştırma şu üç değerde yapılabilir:

1.   1.   1.   1.   1.   Sıkıştırma oranı doğrudan katsayı olarak girilir.

2.   2.   2.   2.   2.   Sıkıştırma oranı her görüntü karesinin , sıkıştırma sonucu taşıyabileceği maksimum veri kapasitesi olarak girilir, (normal bir görüntü karesinin veri kapasitesi , 720 x526 =414,720 byte ise kullanıcı eğer bu değeri 200,000 byte kare şeklinde yazarak , 2’ye 1 oranında sıkıştırma yapmış olur. [34]

3.   3.   3.   3.   3.   Görüntü kalitesinin yüksek tutmak için minimum sıkıştırma yapılır. Sıkıştırma oranı tayininde en  büyük iki etkenden birisi , sıkıştırma kartının işlem hızı olup , bu limit aşılamaz. İkinci etken ise sabit disklerin okuma hızlarıdır bunlar disk türüne göre değişir. NLE ünitelerinde en hızlı AV diskler (genelde ultra  wide SCSI formatlı olanları ) kullanılır. Bu diskte maksimum veri hızına disk üzerinde sıralı , ardışık biçimde kayıt yapılması ile alınabilir. Eğer farklı yerlere kayıtlar yapılırsa disk kayıt kafaları , mekanik olarak bu farklı yerlere erişirken zaman kaybı olacaktır ve hız düşecektir.

NLE sisteminde kurgu yapacak operatörler  görüntü kalitesi , sıkıştırma ve disk kayıt kapasitesi , arasındaki şu bağlantıları unutmamalıdır.[35]

Görüntü kalitesi ne kadar yüksek istenirse , sıkıştırma oranı  o kadar düşük olacak ve disk kapasitesi , süre olarak azalacaktır.

Sıkıştırma oranı ne kadar artırılırsa, disk kayıt kapasitesi süre olarak o oranda artacaktır, fakat görüntü kalitesi de , o oranda azalacaktır. Operatörler , sıkıştırma oranı , kayıt kapasitesi ve görüntü kalitesi üçgeninde , kendileri görüntü detayına bağlı olarak , farklı parametreleri seçerek , sistemin en  efektif kullanımını sağlayabilirler.

Kayıt edilen her görüntü ve sesin kayıt düzgünlüğü , temizliği kontrol edildikten sonra ,  kurgu aşamasına başlanabilir.

NLE Sistemine sesler aktarılırken şu hususlara dikkat edilmelidir.

1.   1.   1.   1.   1.   Sesin her kanal ve parçasının seviye ayarları,

2.   2.   2.   2.   2.   Stereo kanallarının dengeli olması,

3.   3.   3.   3.   3.   Sesin tiz , bas , ve orta frekans ayarları ,

4.   4.   4.   4.   4.   Sesin gürültülerden arındırılması(filtrelenmesi)

Sesin dijitalleştirilmesi anında VU metre veya peak metrelerde çıkışlar kontrol edilebilir.

 

Görüntülerin aktarımında ise şu hususlara dikkat edilmelidir.

1.   1.   1.   1.   1.   Görüntünün siyah veya beyaz seviye ayarı,

2.   2.   2.   2.   2.   Renk denge ve doyum ayarları,

3.   3.   3.   3.   3.   Yatay ve düşey senkronizasyon ayarları,

4.   4.   4.   4.   4.   Renk fazı ayarı ,

5.   5.   5.   5.   5.   Gri tonlama (gamma level )seviye ayarı,

6.   6.   6.   6.   6.   R-G-B ayarı ile görüntüler arası , renk düzeltilmesi.

 Bir görüntü ve ya ses parçasına klip (clip) adı verilir ve bunların minimum uzunluğu bir kare , maksimum uzunluğu ise disk kapasitesine bağlı olarak 1-2 saat olabilmektedir.

Bu gün standart olarak kabul gören sıkıştırma oranı 1:3'tür. Buradan yola çıkarak diskler ile video kartı arasında olması gereken data alışveriş hızını hesaplayalım. D-1 PAL formatında analog video görüntüsünün raster büyüklüğü 720*576'dır. D-1 formatında saniyede 25 kare akan 24 bit renk derinliğine sahip görüntünün sıkıştırmasız kodlanmasında bir saniyelik kısmının kaplayacağı  yer, yani real time playback ve ihtiyaç duyulan transfer hızı: 25*24*720*576= 248.832.000 bit

                           = 31.104.000 Byte

                           = 29.663 MB'tır

görüntünün dijital ortama aktarıldıktan sonra işlenmesinin daha kolay olması ve daha az yer kaplaması açısından, aynı görüntü 16 bit renk derinliğine düşürülür. Videoda en yaygın standart Component standardıdır. Component standardında görüntü R(kırmızı), G (yeşil), B( mavi) sinyalleri yerine Y(luminans), R-Y (kırmızı ile Luminans farkı), ve B-Y ( Mavi ile Luminans farkı) sinyalleri şeklinde iletilir Sonuçta iletilen görüntü aynı, fakat iletim formatı farklıdır. İnsan gözünün en çok algıladığı sinyal parlaklık (luminans) sinyali oluğundan Y sinyali 1 byte (8 bit) diğer fark sinyalleri ½ byte (4 bit) olarak kodlanır. Bunun sonucunda görüntü 8 bitlik bir kayıp oluşur, fakat bu kayıt ihmal edilecek kadar düşüktür. Yani toplayacak olursak görüntü 8 (Y) + 4(R-Y)+ 4(B-Y) = 16 bit olarak kodlanır.

M-JPEG formatında 19.775MB yer kaplayan 1 saniyelik sıkıştırmamış görüntünün kaplayacağı alan, matematiksel olarak, kayıpsız bir şekilde sıkıştırılması sonucunda 13.6 MB seviyesine düşecektir. Broadcast standardı olarak belirlenen 1:3 sıkıştırma uygulandığında  aynı görüntü yuvarlak olarak 5 MB civarına düşer. Bu yüzden 5MB /sn yayın kalitesi standardı olarak kabul edilir. Bu gün kullanılmakta olan dijital setlerin  büyük çoğunluğu dual stream (Çift bant) görüntü oynatma özelliğine sahiptirler. Yani, time line üzerine yerleştirilen iki klip aynı anda oynatıla bilir. Mesela kliplerden birinin transparanlık seviyesi düşürülür veya küçültülürse iki klip aynı anda izlenebilecektir. Kliplerin 5MB/ sn transfer hızında kayıt edildiğini düşünürsek 10 MB /sn'lik transfer hızına ihtiyaç duyulur. Bağımsız çalışan kurgu setlerinde genel olarak kullanılan AV disklerin transfer hızları 4 MB/sn ile 8 Mb/sn arasında değişir bu da dual stream  playback için yeterli değildir. Bu yüzden diskler için bir RAID controller vasıtasıyla veya software RAID ile, tek disk gibi gösterilerek transfer hızları arttırılır. Meselâ 4MB/sn transfer hızına sahip iki disk ile, 6 MB/sn transfer hızına sahip üç diski RAID ile birbirine bağladığımızda ulaşacağımız transfer hızı 2*4+3*4=20MB/sn olacaktır. Tabi RAID'den kaynaklanacak kayıpların da göz önüne alırsak bu hız 18 Mb/sn mertebesine düşer ki bu 9 MB/sn transfer hızıyla kaydedilmiş görüntülerin dual stream oynatılmasına olanak tanır. RAID controller bir hardware ünitesi olup,diskleri üzerinde bulunan özel kartlar   vasıtasıyla kontrol eder. Software RAID ise bilgisayar sisteminin disklerini yazılım vasıtasıyla herhangi bir donanıma ihtiyaç duymadan kontrol etmesidir fakat software RAID ile en fazla 15 disk kontrol edilebilir ki bu pek çok prodüksiyon stüdyosu için caziptir.[36]                 

 

D.  Kurgu aşaması

NLE sistemlerinde kurgu yapmak analog kurguya göre çok kolaydır. Analog kurguda kliplerin yerini bulmak , bandı ileri geri sardırmak , zaman kodu değerini hesaplamak ve göz önünde bulundurmak bir hayli zordur ve uzman bir operatöre ihtiyaç vardır. Oysa dijital ortamda istenilen görüntüye anında ulaşılabilmekte , klipler görsel bir ortamda işlenebilmekte, özel efektler uygulanabilmektedir.

İlk aşamada kliplerin giriş ve çıkışları belirlenir. Klipler kurgu için dizilme aşamasına getirilir.

Klipler istenilen sıra ile görüntü kanalına taşınır. Klipler arası geçişlerde özel efekt uygulanacaksa bu klipler video 1 ve video 2 ye sıra ile yerleştirilir. Cut geçiş yapılmak istenirse iki klip yanyana getirilerek kurgu yapılır.

Kliplerin ortak noktalarına sistem otomatik olarak efekt yerleştirerek geçiş tamamlanır.

E. Görüntü efektlerinin ve geçişlerinin işlenmesi (render işlemi):

Render işlemi,dijital mixer,dijital video efekt ,dijital yazı bindirme cihazı gibi işlev gören yazılım, donanım destekli çalışan ve yüksek mikro işlemci gücü isteyen işlemdir. Bazı NLE sistemleri görüntü ve ses geçişleri için gerekli render işlemini, anında "real time" yapabilirken (efekt süresi 3 saniye isi efektin render edilme işlemide 3 saniye içinde ,bu görüntülerin okunması anında biter" ucuz, düşük kapasiteli NLE üniteleri render işlemini efektleri karmaşıklığına göre dakikalar ya da saatler içinde ancak yapabilmektedirler.[37] 

  Dijital NLE ünitelerinde “render” işlemini yapabilme süresi  , şu özelliklere bağlı olarak değişir.[38]

-     -     -     -     -     Render hızı , öncelikle NLE sisteminde oluşturan bilgisayarın , mikro işlemci hızına ve yazılımın gücüne  göre değişir. Bazı sistemlerde , özel hızlandırıcı kartlar “Render accelaratör” kullanılır.

-     -     -     -     -     Render yapılacak klip görüntülerinin , çözümleme detayı , noktacık sayısı bit derinliği  ve saniyede geçen kare sayısı , render süresini değiştirir.

-     -     -     -     -     Yapılan geçiş efektinin türü , basit yada karmaşık olması  render işleminin süresini değiştirir.(mix , wipe efektleri  çok kısa sürede render edilmesine karşın , karmaşık 3 boyutlu geçişler  ya da görüntülerin key ile bindirilmesi , render anında çok daha uzun süreler alabilir.)

-     -     -     -     -     Yapılacak efektin süresi  , render işleminin süresini değiştirir. Efektler kare kare işlendiğinden ,  işlenecek kare sayısının artması , render işleminin süresinin uzamasına neden   olur. [39]

Kurgu işlemi yapıldıktan sonra  görüntüler üzerinde yapılan değişiklikleri kaydedebilmemiz için render  işlemini yapmamız gereklidir.

 

       F. Kurgulanan Görüntülerin Çıktılarının Alınması

NLE ünitesinde, kurgulanan sahne ve bölümlere, gerekli yazıların ve logoların eklenmesi, programın bir bütün haline getirilmesi için program parçaları zaman çizelgesine dizilerek son render işlemi "make movie, out put render" yapılır. Bu aşamada program, bir bütün olarak doğrudan yayına gönderilebildiği gibi, video bantlara kayıt edilebilir. Ya da zaman alacak render işlemleri varsa, sabit diske bitmiş program olarak kaydedilir.

Çıkış için yapılan hazırlıklar görüntülerin nereye ne amaçla kayıt edileceğine bağlıdır. Yayın için video kasede kayıt yapılacaksa, görüntü çözümlemesi, renk detayı, kare sayısı diğer teknik ayarlar yapılarak diğer kurgulu görüntüler diskten okunur, analog ya da dijital görüntü ses formatında ilgili bant kayıt cihazlarına aktarılır.

Bitmiş program doğrudan yayına gönderilecekse, diskten okunan görüntüler yayın için uygun formata ve veri hızına çevrilerek yayın cihazlarına gönderilir. Bitmiş program, arşiv amaçlı optik disklerde saklanacak ise kurgulu görüntüler, diskten okunurken disk sisteminin veri formatına ve hızına çevrilir.

Kurgulanmış programın görüntüleri, kısa süreli olarak sabit diskte saklanması gerektiğinde, disk üzerinde normal sıkıştırılmış halde, fakat bir ya da birkaç program bölümü olarak ayrı bir yere kayıt edilerek saklanır. (sabit disklerde görüntü saklamak hiçbir zaman arşiv amaçlı olmaz. Daima geçici, kısa süreli saklama yapılır.)

Yayın kalitesinde bir yedek kopyası video bantlara ya da disklere alınan kurgulanmış program, yüksek hızlı iletim ağları üzerinden, yayın görüntü, sunucu "video server" sistemine gönderilerek, yayın saatinde otomatik olarak yayına gönderilmesi sağlanabilir.

İnternet ya da intranet yayıncılığı için kurgulanmış programın görüntüleri, NLE ünitesinden, istenilen kalitede ve veri hızında, uygun iletim ağları ile internet ve intranet sunucu ünitesine "media server" yüklenebilir.

NLE sisteminde kurgulanmış görüntülerin filme basılması istenirse, görüntüler uygun iletim ağı üzerinde, film yazıcının hızına bağlı olarak, kare kare gönderilir.

Film yazıcı bu kareleri, baskı tekniği doğrultusunda, renklerin ve noktacıklarına ayırarak, lazer ışığı ile üç ayrı renkteki R,G,B filmlere senkronize olarak basabilir. Ya da filtreleme tekniği ile her rengi tek tek sıra ile aynı renkli film karesine basabilir. [40]

 

TEZİN DEVAMI İÇİN BURAYA TIKLAYIN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



[1] "Kendi Klibini Kendin Hazırla", Computorium news Dergisi, Nisan 2000, sayı:7,sayfa:8

[2] Rıdvan Kayacı,"Görüntüyü Yakala " Pc Net Dergisi, Aralık 2000, ,sayfa:116

[3] Osman Kutlu, "Hangi Non Linear Sistem?", Broadcast Dergisi, Ağustos 1998 ,sayı 18, sayfa 86

[4] MURRAY, Matthew: AN Introduduction to Non – Linear Editing,Digital Processing Systems. İ.N.C, 2000 Canada, s.14-18

[5]  ___Computorium news, Ocak 2001, sayı :10 , sayfa 19

[6] DURMAZ, Ahmet:Dijital Televizyonun Temelleri , T.C. Anadolu Üniversitesi Eğitim Sağlık ve Bilimsel Araştırma Çalışmaları Vakfı Yayın No:148, Eskişehir, 1999, sayfa:1

[7] DURMAZ, Ahmet a.g. e. , sayfa :2

[8] ÖZDENİZ, Ali Rıza, "Dijital Görüntü", Broadcast Dergisi, , Mart 1998 , Sayı :13, sayfa : 126

[9] DURMAZ, Ahmet a.g. e. , sayfa:2-3

[10] YILDIZ Selahattin. "Tarihsel Süreçte Video Kurgu" , Effects Dergisi, İstanbul, Kasım 1998, sayı 2, sayfa:58

[11] Ana Britannica, Cilt :20, sayfa :19

[12] YALÇIN Yusuf: "Televizyonda Kurgu", Cnp Production, İstanbul,1999, s:88

[13]: YALÇIN Yusuf, a.g.e. sayfa :88

[14] Ana Britannica, a.g.e., sayfa :19

[15] HERB, Zettl, Video Basics 2 Belmont, CA: Wadsworth 1998, sayfa:240-242

[16] DURMAZ, Ahmet, Profesyonel Televizyon ve Yayın Teknolojileri , T.C. Anadolu Üniversitesi Eğitim Sağlık ve Bilimsel Araştırma Çalışmaları Vakfı Yayın No:147, Eskişehir, 1999, sayfa:258

[17] MURRAY, Matthew: a.g.e.sayfa: 9

[18] DURMAZ, Ahmet. Profesyonel Televizyon ve Yayın Teknolojileri ,sayfa:258

[19] YILDIZ Selahattin.a.g.e., sayfa:58

[20] MURRAY, Matthew: a.g.e.sayfa: 11

 

 

[21] YILDIZ Selahattin, a.g.e, sayfa:60

 

 

[22] MURRAY, Matthew: a.g.e.sayfa: 12

[23] MURRAY, Matthew: a.g.e.sayfa: 13

[24] MURRAY Matthew, a.g.e. sayfa: 21

[25] DURMAZ. Ahmet, a.g.e., s266

[26] MURRAY, Matthew: a.g.e.s 22

[27] DURMAZ. Ahmet, Dijital Televizyonun Temelleri, T.C Anadolu Üniversitesi Eğitim Sağlık ve Bilimsel Araştırma Çalışmaları Yayını , Eskişehir, 1999, s.275

 

 

[28] AVİD MCXpress, Tutorial & Reference Guide, 1996, sayfa :7

[29] KUTLU Osman, "Hangi Non Linear Sistem", Broadcast Dergisi,  Ağustos 1998, Sayı:18 sayfa: 91

[30]___ Computorium news, Nisan 2000, sayı :7 , sayfa 8

[31] KUTLU Osman, a.g.e. sayfa:88

[32] THOMAS A. Ohanian, Digital Nonlinear Editing,Editing Film and Video on the Desktop 2.b Boston, 1998 s 214

[33] FRESKO, Albert, CO, Nefan: "NLE- Non Linear Kurgu  Dünyasında Yenilikler", Broadcast Dergisi, eylül 1997 , sayı:7, sayfa:98

[34] DURMAZ, a.g.e, s.277

[35] a.g.e. sayfa 278

[36] Computorium News, Nisan 2000, sayı :7 ,sayfa 8-9

 

[37]  DURMAZ Ahmet "Doğrusal Olmayan Kurgu  Sistemleri"-2, Broardcast Dergisi, Mart 2000, sayı 37, sayfa 70

[38] DURMAZ , Ahmet: Dijital Televizyonun Temelleri, sayfa 288-89

[39] DURMAZ , Ahmet: Dijital Televizyonun Temelleri, sayfa ,289

[40] DURMAZ Ahmet, a.g.e, sayfa 70